1949 yılında, Arjantin’de Buenos Aires Üniversitesi Profesörü Carlos Maria della Paolera’nın
girişimi ile 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü olarak kutlanmaktadır. 27 yıl sonra Türkiye’de, Dünya
Şehircilik Günü faaliyetleri; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin o dönemdeki adıyla
Devlet Güzel Sanatlar Akademisi bünyesindeki Şehircilik Araştırma Enstitüsü’nde 1976 yılında
başlatılmıştır.
İnsanın bu zamana kadarki gelişim sürecine bakıldığında doğa ile uyum içinde olmaktan çok
doğaya hükmetmenin daha baskın olduğu görülür. Medeniyet kurarak elde ettiği birikimleri bilgi ve
kültür halinde sonraki kuşaklarına aktaran insan yine bu kurulan medeniyetlerin de yıkıcısı ve
yeniden kurucusu olmuştur.
Yaşamın ve medeniyetlerin gelişimi hep şehirler olmuştur. Kırsal veya göçebe yaşamın dışında
kalan yerleşik hayat, beraberinde şehirleşmeyi getirmiştir. Kentleşme modern toplumsallaşma
sürecinin taşıyıcısıdır. Şehirlerde doğar, şehirlerde yaşar, şehirlerde ölürüz. 19. Yüzyıl sonrasında
İngiltere’ de başlayan 1. Sanayi devrimi ve endüstrileşme sürecinde ortaya çıkan meslek eğitimi
veren akademilerindeki karşılığı da mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığıdır. Günümüzde
şehircilik de mesleki anlamda bu 3 ana meslek kolunun uzmanları tarafından yürütülür.
Şehircilik, bir yerleşim biriminde yaşayan insanların ortak temel ihtiyaçlarının giderilmesi ve
birlikte yaşam düzeninin oluşturulmasına dönük her türlü fiziki, sosyal ve kültürel çalışmaların
tamamıdır, Elektrik, su, yakıt gibi ev içini ve sokak- cadde – meydan planlaması ile bu planlama
sonrası ortaya çıkan tüm sonuçların düzenlenmesi söz konusudur. Bu nedenle şehircilik yalnızca
belediyelerin değil, siyasi yönetimlerin ve aktif katılımla halkın kendisinin birlikte ve bir bütün
olarak ele almaları gereken bir olgudur.
Şehircilik, yalnızca bina ve yapıların yukarıda
bahsettiğimiz nitelikler üzerinden planlanması anlamına gelmiyor. Şehrin ortak kullanım alanları,
yeşil alanlar, trafik, toplu taşıma, erişim ve ulaşım, hizmetlerin sağlanması, hayvanlar ve ekoloji,
kültür -sanat gibi pek çok konu başlığı da şehircilik açısından değerlendirilmelidir. Kısacası
şehircilik, şehirde yaşayan herkesi birinci dereceden ve doğrudan etkileyen bir kavramdır ve
halkın aktif katılım göstermesi ve halkla yönetişim gereken bir olgudur.
Modern şehirciliğin gelişmesinde dünyada kentsel dönüşüm çok önemli bir yer tutmaktadır.
Ülkemizde de 2012 yılında çıkan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu ile birlikte
şehirlerimiz ve konutlarımız yenilenmektedir. Bu yenilenmenin temelinde insan odaklı olmak ve
siyaset üstü bir yaklaşımla kentsel dönüşüm sürecinin yönetilmesi gerekir.
Kentsel dönüşümün yanı sıra Akıllı Şehirler ve İklim Değişikliğine çözümler üretebilmek ve
şehirlerin geleceğini buna göre planlayabilecek verileri üretebilmek ve bu verilerden faydalanarak
afetlere hazırlıklı olmak da modern şehirciliğin ilgilendiği konular arasındadır. İklim değişikliğinin
şehirler üzerindeki etkisini azaltılmasında araçlarda ve konutlarda karbon salımını düşürmek ve
enerji verimliliğini arttırmak için projeler üretilmesi gerekliliği vardır. Ayrıca geleceğin akıllı
şehirlerinde yaşayacak canlılar ve gelecek nesiller için çok önemli olan bu konular üzerinde
çalışarak şehirlerin dayanıklılığını arttıracak vizyonlar ve projelere olan ihtiyaç her geçen gün
artmaktadır.
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı da kurulduğu 2020 yılından bu yana yaptığı eğitimler,
yetiştirdiği uzmanlar, düzenlediği konferanslar ve kongreler, geliştirdiği projeler ve bu yıl yapacağı
KentFest ile ülkemizde şehirciliğin gelişmesi için çaba harcayan Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik
konularında tek STK olarak çok değerli üyeleri ile ülkemizin geleceğine ışık tutmaktadır.
Hepimizin 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü Kutlu Olsun
Dr. Haldun ERSEN
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı
Güncel etkinlikler, duyurular ve blog yazılarından haberdar olmak için bültenimize abone olun.
Bir yanıt yazın